HİVE HANLIĞI’NIN SON DÖNEMLERİ

*Muhammet İkbal MÜMİNOĞLU (İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü- MAMER Akademik Kurul Üyesi)

Hive Hanlığı’nın Son Dönemleri

1763 yılında Timur-Gazi Han’ın öldürülmesinden sonra Manğıt, Kıpçak ve Konğırat boyları arasında saltanat kavgası başladı. Bu çekişmelerden sonra, Muhammed Emin-İnak (Ö. 1790) yönetimindeki Konğırat Boyu, galip olarak çıktı. Bu olay ile Manğıt Hanedanı’nın devri kapanarak, Konğırat Hanedanı devri başladı. Muhammed Emin’in oğlu Avaz Beğ (1790-1804) yeniden “Han” unvanını aldı. Bu hanedan, 1873’e kadar kendi başına; 1873’ten 1920’ye kadar da Rusların himayesi altında, Harezm’in kaderini tayin etti. Avaz Han’dan sonra bu Konğırat Hanedanı’ndan on bir Han gelmiş olup, bunlardan üçü Rusya hâkimiyeti altında hüküm sürmüştür. Harezm, Rusya’nın askeri ileri harekâtından hemen önce, İç huzursuzlukları bertaraf etmekle meşguldü[1].

Muhammed Rahim Han’dan sonra yerine geçen oğlu Allahkulı Han’ın (1825-1842) saltanat dönemi Hive Hanlığı’nın en iyi devirlerinden birini teşkil etti. Allahkulı Han’ın gösterdiği başarı bilhassa İran ve Buhara’da kıskançlık doğurdu. Ruslar da bundan faydalandılar ve 1830’ların başından itibaren İranlıları Merv ve Herat istikametinde genişlemeye, Buhara Emirliği’ni de silahlandırıp harbe teşvik ettiler. Sonunda Rusların Buhara Emiri’ne savaş malzemesi götüren bir müfrezesinin Hive topraklarından zorla geçmeye kalkması, Hive kuvvetlerinin de bunları yakalayıp esir alması Rusya ve Hive’nin arasını açtı ve Rusların Hive Hanlığı’na karşı ilk ciddi seferlerini yapmasına neden oldu. Esas maksatları, Türkistan’a inmekte en büyük engel olarak gördükleri Hive Hanlığı’nı kontrol altına almak olan Ruslar, General Perovsky kumandasında 13.000 kişilik bir kuvveti Hive’ye gönderdiler (14 Kasım 1839). Fakat 5 Aralık 1839’da Mangışlak’ın üst yurt bölgesindeki Beş-Tumak Vahası’nda yapılan savaşı kaybettiler ve Orenburg’a çekildiler. Perovsky’nin amacı, Orenburg’da gerekli takviyeyi aldıktan sonra 1840 baharında yeniden Hive üzerine yürümekti. Fakat bu sırada İngiltere’nin yaptığı müdahale savaş durumuna son verdi[2]. Rusların Hive ve Türkistan’ı almaları halinde Hindistan’daki hâkimiyetlerinin tehlikeye gireceğini düşünen İngilizler, Allahkulı Han’ı Rus esirlerini serbest bırakması için ikna ettiler. Bunun üzerine Ruslar kuvvetlerini geri çektiler[3].

Allahkulı Han’ın 1842’de ölümünden sonra yerine oğlu Rahim Kulı Han (1842-1846) Hive tahtına çıktı. Rahim Kulı’nın saltanatı ile birlikte ülkenin uzak bölgelerinde isyanlar başladı[4]. Bu isyanlar içinde Rahim Kulı’yı en çok uğraştıranlar, Murgad yöresindeki Çemşîdîler ile Merv bölgesindeki Sarık Türkmenlerinin ayaklanması oldu. Zorlu bir mücadelenin ardından Cemşîdîler itaat altına alınabildiyse de Rahim Kulı’nın kardeşi Muhammed Emin kumandasında Türkmenlere karşı sevk edilen Hive kuvvetleri mağlup oldu. Bu başarısızlık ülke içinde ve dışında Rahim Kulı Han’ın prestijini sarstı[5].

Rahim Kulı’nın yerine Hive hanı olan kardeşi Muhammed Emin (1846-1855) kuvvetli bir ordu ile tekrar Sarık Türkmenleri üzerine yürüdü; Cemşîdîlerin de yardımı ile Türkmenleri ağır bir yenilgiye uğrattı. Fakat daha sonra onlara uyguladığı sert politika, Aşağı Murgab yöresinde Teke Türkmenleri ile onların güneyinde Serahs bölgesinde yaşayan Salur Türkmenleri üzerinde olumsuz etki yaptı. Daha önceki yıllarda Hive Hanlığı’nın İran ile yaptığı mücadelelerde Hive cephesinde çarpışmalarına rağmen zaman zaman Hive kuvvetlerinin saldırısına uğrayıp mallarının talan edilmesini unutmamış olan Teke Türkmenleri Muhammed Emin’e isyan ettiler. Bu isyana karşı hazırlıklı olan Muhammed EminHan, Teke Türkmenleri üzerine ani bir baskın yaparak onlara ağır zayiat verdirdi. Ancak Muhammed Emin’in bu seferleri Türkmenleri kendi aralarında birleşmeye sevk etti. Teke Türkmenleri önderliğindeki birleşik Türkmen kuvvetleri Hive ordusunu 1855 baharında ağır bir yenilgiye uğrattı. Savaştan sonra Muhammed Emin Han öldürüldü. Onun yerine geçen Abdullah Han (Mart-Eylül 1855) yeni bir ordu ile Türkmenler üzerine yürüdüyse de yapılan savaşta yenilerek öldürüldü ve Hive Hanlığı Türkmenler üzerindeki hâkimiyetini kaybetti.

Hive hanlarının Türkmenleri ile uğraşmasından faydalanan Ruslar Güney Kazakistan topraklarını işgal ederek Aral Gölü’nün kuzey sahiline kadar indiler. Hive ve Kokan hanlıklarının itirazlarına rağmen Aral’ın kuzey sahillerinde ve Sir Derya’nın aynı göle döküldüğü kısımda kaleler inşa ettiler. Bu arada Albay İgnatiyev ile şarkiyatçı Hanikov başkanlığında bir heyeti Türkistan’a gönderen Ruslar buradaki ülkelerin askeri ve iktisadi yapısı hakkında bilgi edindiler. İgnatiyev ile Hanikov Rus hükümetine önce Kokanın, ardından Buhara ile Hive’nin işgalini tavsiye ettiler. Öte yandan Türkistan’daki devletler, Osmanlı Devleti’nin birlik beraberlik tavsiyesine rağmen birbirileriyle sürekli mücadele içinde bulunuyorlardı. Buhara ile Hive’nin Merv bölgesi hâkimiyeti yüzünden yaptıkları mücadelenin ardından bu defa Buhara ile Kokan arasında mücadele başladı[6].

Hive tahtına geçen Kutluk Murad Han (Eylül 1855-Şubat 1856) ülkenin birliğini sağlamak için çalıştıysa da Yomut Türkmenlerinin isyanını bastırmaya muvaffak olamadı. Bir süre sonra vefat eden Kutlu Murad’ın yerine Hive tahtına Muhammed Rahim Han’ın oğlu Said Muhammed Han (1856-1864) geçti. Said Muhammed Han ilk yıllarında devamlı olarak Yomut Türkmenleri ile uğraşmak zorunda kaldı. İgnatiyev başkanlığındaki Rus heyeti 1858’de Hive’yi ziyaret ettiği zaman Yomut İsyanı kısmen bastırılmıştı. Fakat Said Muhammed Han’ın tarafgir idaresi ve bu arada Özbeklere gösterdiği düşmanlık Türkmenlerin 1860’ta yeniden isyan etmelerine sebep oldu. Hive’deki bu iç karışıklıklar hem ülkeyi çok meşgul etti hem de çok zayıflattı; Rusların Kokanın kuzeybatı topraklarını istilasının dahi farkına varılmadı. Macar seyyahı ve şarkiyatçısı Arminius Vambery, 1863’te Hive’yi ziyaret ettiği zaman isyanların bastırılmış ve memleketin sükûnete kavuşmuş olduğunu görmüştü. Said Muhammed’in 1864’te vefatından sonra yerine Said Muhammed Rahim Bahadır geçti (1864-1910). Öte yandan 1856-1864 yılları arasında Kuzey ve Kuzey batı Kokanı işgal etmiş olan Ruslar, istilalarına hızla devam ederek 1866’ya kadar Kokanın geri kalan kısmını ve 1868’e kadar Buhara topraklarının dörtte üçünü ele geçirmişlerdi.

Ruslar, Orta Asya istilasında kendilerine en büyük rakip olarak Hive Hanlığı’nı görüyorlardı[7]. Ayrıca Hive’ye doğusunda ve batısında ulaşmak için uzunca bir çölü aşmak gerekiyordu. Ülke kuzeyden oldukça büyük mevzilerle çevrilmişti. Nitekim bundan önceki istila teşebbüsleri bu yüzden başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Fakat Kokan ve Buhara’nın işgalinden sonra Ruslar Hive’yi de almak için harekete geçtiler. Rusların bu hazırlıklarını öğrenen Said Muhammed Rahim Bahadır Han barış yapmayı teklif ettiyse de onlardan cevap alamadı. Bunun üzerine büyük bir endişeye kapılarak İstanbul’a ve İngilizlerin Hindistan valiliğine elçiler gönderip ülkesinin Rus istilasından korunması için yardım istediyse de Buhara ve Kokan hanlıklarına olduğu gibi kendisine de yalnızca nasihat edildi ve iyi komşuluk tavsiyesinde bulunuldu[8]. Bu sırada Türkistan genel valisi General Kaufmann kumandasındaki Ruslar Hive üzerine yürüdüler (Mart 1873). Üstün topçu ateşi sayesinde Hive kuvvetlerini yenerek Hive’yi kuşattılar ve Hivelilerin kayıtsız şartsız teslim olmalarını istediler; Türkmenlerin Hive’yi savunmaya karar vermeleri üzerine de şehri şiddetli bir topçu ateşinden sonra ele geçirdiler (19 Mayıs 1873). Ardından Türkmenler üzerine yeni bir sefer düzenleyerek aman dilemelerine rağmen binlerce Türkmen’i öldürdüler. Böylece bir Rus vassalı haline gelen Hive Hanlığı varlığını bir müddet daha sürdürdü. 1918 baharında hanlık Yomut Türkmenleri reisi Cüneyd Han’ın eline geçti. Ancak 1920 Ocak’ında ona karşı olan Özbek ve Türkmenlerin yardımıyla Ruslar tarafından uzaklaştırıldı. 2 Şubat 1920’de son Konğırat Hanı Seyyid Abdullah’ın tahttan çekilmesi üzerine 26 Nisan 1920’de Harezm Halk Cumhuriyeti ilan edildi[9]. Ardından da 1924’te bu cumhuriyete son verilip topraklar Harezm, Özbekistan, Türkmenistan, Karakalpakistan arasında paylaşıldı[10].

 

[1]Hayit, a.g.e., s. 29 – 30

[2]Sadikov, a.g.e., s. 172 – 178

[3]Abdullah Recep Baysun, Türkistan Milli Hareketleri, İstanbul 1943, s. 6

[4] Çay, a.g.e., s. 55 – 63

[5]Özbekistan’ın Yeni Tarihi, Taşkent 2000, s. 175-178

[6]Kurat, a.g.e., s. 349

[7]Şimşir, a.g.e., s. 212 – 216

[8]Elnur Soltan, Türkmenistan Maddesi, Türkler Ansiklopedisi, C. 19, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara 2002, s. 741

[9]Mehmet Saray, Hive Hanlığı Maddesi, İslam Ansiklopedisi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları c. 19, Ankara 2003, s. 167-170

[10]Ziyayev, a.g.e., s. 18

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.