Şeyh İsmail Mahdum

Şeyh İsmail Mahdum (1893-1976)

İsmail Mahdum 1893 yılında Namangan şehrinde, muhafazakar bir ailede doğdu. Babası Sottı Ahund Molla Abdurrazık Ahundoğlu, zamanının meşhur alimlerinden birisiydi. Namangan’da uzun yıllar Hazret-i Hizr Camii’nde imamlık ve cami yanındaki medresede müderrislik yapmıştır.

İsmail Mahdum ailesinin 2. evladı olup, beş erkek ve üç kız kardeşi vardı. Ağabeyleri İbrahim ve İshak Mahdumlar ilim sahibi şahıslar olup,  zamanının tanılan mürettep hafızlarındandır. Özbekistan’ın çeşitli camilerinde uzun yıllar imam-hatiplik görevini yapan önemli kişilerdendir.

İsmail Mahdum ilk tahsilini babasından ve mahalle mektebinden aldı. 13 yaşında Namangan’ın meşhur hafızı Gafır Kari Damla’da Kur’anı Kerim’i mükemmel ezberleyerek hafızlığa erdi ve zamanının ünlü hafızlardan biri olarak tanınmaya başladı. Molla Kırgız Medresesi’nde de talebe iken güçlü zeka ve ezberi ile başkalarından üstünlüğü belli oluyordu.

Sabithan Töre ve benzeri üstadlardan tefsir, hadis, fıkıh, sarf-nahiv ve belagat ilimlerini öğrendi.

1943 yılında Orta Asya ve Kazakistan Müslümanları Dini İdaresi’nin kurulmasında, 1974 yılına kadar ayakta kalan ve sabık Sovyetler Birliği İttifakı döneminde tek medrese olan Buhara’daki “Mir Arap Medresesi”nin ve camilerin açılması için önemli çalışmalarda bulundu.  1943 yılında kurulan bu idarenin birinci reisi olan müftü Eşan Babahan Abdulmacithanoğlu’nun  başkanlığında o döneme kadar yapılamayan birinci hac seferine, Mahdum’da kendi çabalarıyla katıldı.

O dönemlerde Namangan şehrinde bulunan “Şeyh Eşan Camii”nde imam ve hatiplik yaptı. 1952’te Orta Asya ve Kazakistan Müslümanları Diniİdaresi’nde Muhtesiplik yaptı sonra da Buhara’daki “Mir Arap Medresesi”ne müdür olarak tayin edildi. 1957 yılından vefatına kadar  olan sürede Kadı Levazımı, İdare Reisi Naibi görevlerinde bulundu. Dini İdare faaliyetlerinin çeşitli alanlarında emek sarf etmiş ve şahsına münasip hizmetler vermiştir.

Mahdum önce Buhara’nın “Mir Arap” medresesinde ve sonra “İmam Buhari” adına 1974 ‘te açılan “Medrese-i Âliye”de eğitim ve öğretim faaliyetleri konusunda önemli adımlar attı. Ömrünün sonuna kadar Medrese-i Ali’de tefsir, hadis, fıkıh vs. islami ilimlerde  hocalık yaptı.

Yetiştirdiği öğrenciler Merkezi Asya, Tataristan, Başkurdistan, Azerbaycan ve  Rusya’ya bağlı diğer ülkelerde dini kurumlarda günümüze kadar hala hizmet etmektedirler.

Mahdum, ömrünün sonuna kadar dini takvimi çıkartmış ve halkın hizmetine sunmuştur. Dini idare tarafından birkaç kez Kur’anı Kerim’in basılmasına öncülük yapmıştır.

Baş müftü yardımcılığı görevindeyken uluslararası ilişkilerde faaliyet göstermek amacıyla Afrika, Asya ve Avrupa ülkelerine çeşitli seferler yaptı. Devletin resmi ilişkilerinde yer alarak gittiği yerlerdeki dini kurumların rehberleri, devlet adamları, dini liderler ve tanınmış alimleri ile görüştü ve dini idarelerle temasların sağlanmasında büyük hizmetler gösterdi.Bunların dışında müslümanların gündelik hayatındaki dini meselelerde fetva işlerini yola koyarak  rehberlik hizmetlerini genişletti. Kendisi pek çok meselede ikna edici tavrı ile basiret sahibi birisi olarak tanındı. Her meseleyi yerinde halletmekle ve uygun cevaplar vermekle halk arasında saygın bir mevkiye sahip oldu. “Sovyet Şarkî Müslümanları” dergisinin çıkarılmasında önde gelenlerden birisi olarak bilinmektedir. Derginin her basımında onun tefsir, hadis ve fıkıh hakkındaki makaleleri yer aldı. Mübarek ,Hac ziyaretini altı kere yapmış ve hizmetin başında yer alarak  hacılara önderlik  etmişti.

Şeyh İsmail Mahdum 22 Ocak 1976’da Taşkent’te vefat etti.

Özbekistan (1991 yılı) bağımsızlığına kavuştuktan sonra, halkımız arasında tanınan önder şahsiyetlerimize ve dini önderlere değer verilmeye başlamıştı. Namangan şehir hakimiyeti tarafından İsmail Mahdum’un yaptığı hizmetleri dolayısıyla doğup büyüdüğü sokağa ve camiye “İsmail Mahdum” adı verildi.

Şeyh İsmail Mahdum sadece dini bir önder olmayıp, Arapça, Farsça ve Özbekçeyi mükemmel bilen, Arap, Fars, Orta Asya halkları tarihini, medeniyetini, kültürünü ve edebiyatını öğreten ve bu alanda  uzman olan birisi olarak da tanındı. Bu ilimler dışında felsefe, tıp ve astronomiye ait  kaynakları da iyi bilen kişilerden sayılırdı. Geleneksel tıp usulüne göre ilaç hazırlamada da yeterli bilgiye sahipti.

Özbekistan Fenleri Akademisyeni İ.M. Muminov, Şarkiyatçılık Enstitüsü’nün meşhur bilim adamları ve İlmi heyet üyeleri U.Karimov, Bulganov ve Taşkent Devlet Üniversitesi Doğu Fakültesi doçenti “Arap Dili Dersliği”(Rusça) müellifi B.Z.Holidov gibi tanınmış akademisyenlerle yakından irtibatı olmuştu. “Mumiya Hakkında” eserin yazarı Muminov da Mahdum’un bir çok tavsiyelerinden faydalanmıştı.

İsmetullah  Abdullah

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.